Yeni Nesil Çeteler: Avukatların İlk Ağızdan Paylaşımları ve Serdar Öktem Olayı

Yeni nesil çeteler hakkında avukatların aktardığı bilgiler, toplumun farklı kesimlerinde derin bir etki bırakıyor. Gazeteci Fatih Altaylı’nın “Inside Information” başlıklı köşesinde, bu çetelerle ilgili avukatlardan aldığı ilginç detayları paylaştı. Avukatlar, çetelerin üye sayısının değişken olduğunu belirterek, “İstanbul’da mevcut bin kişiden bahsedebiliriz, ancak ihtiyaç duyduklarında otobüslerle anında 5 bin kişi oluşturabilirler” ifadelerini kullandı.

Uzman görüşlerine göre, dezavantajlı ailelerden gelen çocuklar genellikle 13-14 yaşında bu çetelere katılıyor. 15 yaş altındaki çocuklar, yargı sisteminde daha az risk taşıdıkları için çete faaliyetlerinde sıkça kullanılıyor. Çete üyeleri, genellikle silah taşımıyor; ancak “işe gidecekleri” zaman İstanbul’un belirli noktalarındaki ‘merkezlerden’ silah temin ediyorlar.

Altaylı, yazısında cezaevinde bulunduğu süre zarfında kendisini ziyaret eden birkaç avukatın, yeni nesil çetelerin avukatlığını üstlendiğini aktardı. Bu avukatlar, yoksul ailelerin çocuklarının çetelerle nasıl ilişkilendiğini şu şekilde özetledi: “Bu çocuklar, İstanbul gibi büyük şehirlerin varoşlarında yaşayan, düzenli bir geliri olmayan ailelerin umutsuz bireyleri. Aileleri genellikle günlük işlerde çalışıyor ve asgari ücretin altında bir gelir elde ediyorlar. Çoğu, ilkokuldan sonra okula devam etmiyor ve ailelerine destek olmak için çetelere katılıyor.”

Çetelerin en büyük gelir kaynakları arasında haraç alma ve uyuşturucu ticareti yer alıyor. Çocuklar günlük işlerinden elde ettikleri kazancı genellikle hemen harcayarak eğlence hayatında tüketiyorlar. Para konusunu sürekli gündemde tutmak, çetelerin de istediği bir durum.

Çete üyesi gençlerin, silah taşımadıkları belirtiliyor. Ancak ihtiyaç olduğunda, İstanbul’un belirli ‘merkezlerden’ silah ve gerektiğinde araç temin ettikleri kaydedildi. Genelde bu araçlar motosiklet veya scooter şeklinde oluyor. İşlerini tamamladıktan sonra, silahları başka bir merkezde bırakıp gidiyorlar ve kazandıkları parayı hemen harcıyorlar.

Çetelerin üye sayıları belirsizliğini koruyor. Avukatların verdiği bilgiye göre, “Sayı ne kadar gerekiyorsa o kadar. Bugün İstanbul’da bin kişiden bahsedebiliriz ama gerek duyulduğunda otobüslerle ekibin sayısı artırılabiliyor. Bir anda 5 bin kişi olabiliyorlar.” İki rakip grup arasındaki farkı sorduğunda ise avukatlar, “Aslında hepsi aynı. Bir çocukça tartışma sonrası ikiye ayrıldılar ve sonrasında çatışmaya başladılar. Birkaçı Avrupa’ya kaçınca orada daha büyük suç organizasyonları ile tanıştılar. Rekabet bu şekilde arttı.” yanıtını verdiler.

Altaylı, Serdar Öktem’in avukatlık yaptığı çeteye dair soruları gündeme getirdiğinde, “Serdar Öktem birkaç farklı meseleye dahil olmuş bir isimdi ve bu yüzden hedef haline geldi. Biz, mesafemizi koruduğumuz sürece sorun yaşamayız” yanıtını aldığını belirtti.

Sonuç olarak, bu çetelerin oluşumunun ardında yatan ekonomik adaletsizlikler ve sosyal sorunlar gözler önüne seriliyor. Avukatların yaşadığı bu zorlu süreç, toplumsal yapının ne denli karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir