Tam metin: İmralı'daki Öcalan-Meclis Komisyonu görüşmesinin tutanağı

“`html

24/11/2025

GÖRÜŞME TUTANAĞI

Konu: Abdullah ÖCALAN’ın, 24/11/2025 tarihinde Komisyon üyeleriyle gerçekleştirdiği görüşmelerde dile getirdiği düşünceler.

Abdullah ÖCALAN;

> İlk olarak, Kürt meselesinin geçmişine ve karmaşıklığına dikkat çekerek bu konunun değerlendirilebilmesi için mevcut durumu anlamanın önemi üzerinde durdu.

> Tarih boyunca yapılan hataları dile getirerek Feti (YILDIZ) Bey’in ideolojisini örnek olarak sunmak istediğini ifade etti.

> ÖCALAN, siyasi kariyerine Ankara’daki Ülkü Ocağı’nda ilk adımı attığını belirtti.

> Kürt sorununu devlet düzeyinden siyasi bir boyuta taşımak gerektiğini ve bu konuyu siyasi otoritelerle paylaşmanın kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

> Cumhurbaşkanı ve Devlet BAHÇELİ’ye teşekkür ederek, özellikle BAHÇELİ’nin cesaretine dikkat çektiği ve bu nedenle ona minnettarlığını belirtti.

> Söylediklerine sadık olduğunu ve uygun şartlar oluşursa teorik ve pratik olarak süreci ilerletmek istediğini ifade etti.

> BAHÇELİ’nin ifadelerinin yüzyıllık Türk-Kürt ilişkilerine önemli katkılar sağladığını belirtti.

> ÖCALAN, 1992 yılından bu yana, Turgut ÖZAL döneminde devletle iletişim kurduklarını ve bu süreçte pek çok siyasi figürle diyalog geliştirdiklerini ifade etti.

> Devlet içindeki bazı grupların Kürt meselesini çözmeye niyetli olmamalarının sürekli olarak darbe mekanizmalarını harekete geçirdiğini dile getirdi.

> (H. YAYMAN’ın, şehit ailelerinin hassasiyetine dair yorum yapması üzerine) Her bir asker kaybının kendisinde ayrı bir acı yarattığını ve bu gençlerin hayatlarını kaybetmemesi gerektiğini vurguladı.

> Türkiye ve bölge için gerçekçi bir çözüm sağlandığında önemli fırsatlar doğabileceğini, bunun bölgede olumlu değişimleri beraberinde getireceğini belirtti.

> Başarısızlık durumunda darbe mekanizmalarının yeniden devreye girebileceğine, özellikle BAHÇELİ’nin konuşmalarında buna işaret ettiğini aktardı.

> Mehmet Ali BİRAND’ın 1988’de izinsiz bir röportaj yaparak olumsuz sonuçlara yol açtığını ve bunun ÖZAL üzerinde yarattığı kaygıyı dile getirdi. 17 Nisan’da Turgut ÖZAL ile önemli bir görüşme gerçekleştirecekken ani bir şekilde yaşamını yitirdiğini belirtti ve bu suikastin örtbas edildiğini hissettiğini ifade etti.

> ÖCALAN, yaşanan olaylar sonucunda Devlet BAHÇELİ ve MHP’ye yönelik eleştirilerin artabileceğini ve bu durumu da dile getirdiklerini vurguladı.

> Kendisine yönelik saldırıların, barış ve kardeşlik anlayışına karşı olacağını, sürecin sağlıklı ilerlemesi için tüm tarafların dikkatli olması gerektiğini yineledi.

> Devlet BAHÇELİ’nin “Bu mesele çözülmedikçe Anadolu’da Türk ve Kürt olmak üzere hiçbir şey kalmayacak” ifadesini hatırlattı.

> ATATÜRK’ün Çanakkale’deki mücadelesini anarak, ortak düşmanın şehit olduğunu vurguladı ve şehit ailelerine saygısını belirtti.

> Geçmişte JİTEM Başkanı’na ilettiği bir mesajdan bahsederek, sorunların kendisiyle değil, ona bağlı yapıların sorunlarıyla ilgili olduğunu ifade etti.

> 4 kuvvet komutanının, olumlu bir sonuç alınmadığı takdirde idamına onay verecekleri mesajını ilettiğini, kendisinin ise “demokratik bir çözüm dışında başka bir yol olmadığına” dikkat çektiğini aktardı.

> Ortadoğu’daki yeni gelişmelere ve İsrail’in stratejileri üzerindeki etkilerine değinerek bu durumların dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.

> Süreçteki gerginliklere rağmen, bunun tarihi bir dönüm noktası olabileceğini ve sürece iyi niyetle yaklaşılması gerektiğini vurguladı.

> BAHÇELİ’nin ilettiği ele, Cumhurbaşkanı’nın Malazgirt’teki konuşmasını hatırlatarak örgütün Kandil’de farklı unsurların meydana çıktığını aktardı.

> ÖCALAN, BAHÇELİ’nin “Eğer imkanlar sunulursa ben devlete hizmet etmeye hazırım” demesinin sürecin önemine dikkat çektiği yanıtını verdi.

> Türk kökenli bireylerin de örgütte bulunduğunu, geleneğin devam ettiğini ve mutlak surette tek taraflı kalmadıklarını dile getirdi.

> 27 Şubat Bildirisi’ne vurgu yaparak, her cümlenin titizlikle seçildiğini ve bir program niteliği taşıdığını belirtti.

> Çözüm sürecinin başarısı için Kandil’in bu sürece katılım göstermesi gerektiğini, PKK’nın kendini lağvettiğini ve bunun bir örnek oluşturduğunu ifade etti.

> Geçen yıl boyunca yaşanan gelişmelerin sonuçlandığını, çatışma yaşamadan bir yıl geçirdiklerini ve bu süreçte halkın desteğinin arttığını söyledi.

> BAHÇELİ’nin iletişim kanallarının açılmasının önemini ön plana çıkardığını bildirdi.

> Geçmişte S. DEMİREL’in politikalarına dikkat çekerek, mevcut ilerlemeleri vurguladı. Bu süreçte S. DEMİREL’in çözüm çabalarını aktardı.

> Farklı dönemlerde yapmış oldukları girişimlerin tarihsel önemine değindi.

> MOSSAD’ın etkinliğini bilmenin gerekliliğini vurgulayarak, geçmişte yaşadığı olayları örnek verdi.

> Suriye mevzuatıyla ilgili gözlemler yaparak, mevcut noktada yaşanan sorunları dile getirdi.

> Yerel demokrasi ve sivil toplumu ön plana çıkaran bir yaklaşım benimseyeceklerini, bunun herkes için faydalı olacağını ifade etti.

> Suriye’nin geleceği hakkında önemli görüşler sundu.

> Şiddetsiz bir zemin oluşturmanın hayati önemine dikkat çekti.

> Suriye için demokratik yönetim modeli önerisinde bulundu.

> Türkiye’nin demokratik gelişimi ve Orta Doğu birlikteliğinin herkes tarafından kabul edilmesi gerektiğini belirtti.

> Kürtlerin bu süreçte onurlu bir şekilde yer alabilmeleri için fırsatlar yaratılmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

> Mevcut durumun iki toplumun birlikte düşünmesini gerektirdiğini dile getirdi.

> İki halkın geçmişteki birlikteliğinin önemine dikkat çekerek, gelecekte daha sağlam bir diyalog geliştirilmesi gerekliliği üzerinde durdu.

> Komisyon heyetinin önemini vurgulayarak, gelişmelerin yakından takip edildiğini belirtti.

> Uzun vadede Türkiye ve bölgede barışın sağlanması için çabaların artırılması gerektiğini ifade etti.

> Toplumun tüm kesimlerinin bu sürece dahil edilmesinin kritik önem taşıdığını tekrar belirtti.

> Komisyon görüşmelerinin bu aşamada daha fazla özen gerektirdiğini vurguladı.

> İlişkilerin geliştirilmesinin herkes için hayati önem taşıdığını dile getirdi.

> Komisyonun gelecekteki oturumlarında anlamlı sonuçlar elde edilmesini ümit ettiğini ifade etti.

> PKK’nın farklı bölgelerdeki varlığına değinerek, bunun nasıl aşılacağına dair düşüncelerini aktardı.

> Kendi amacı (A. ÖCALAN), Türkiye için demokratik bir çözüme ulaşmak olduğunu net bir şekilde vurguladı.

> Sonuç olarak, Kürtlerin Türk devletiyle entegrasyonunu kolaylaştıracak yapıcı adımların atılması gerektiği kanaatinde olduğunu belirtti.

> Kendisi (A. ÖCALAN) Türkiye Cumhuriyeti’ni kendi devleti olarak gördüğünü ifade etti.

> Türkiye’deki düşüncelerin Kürtler için de büyük önem taşıdığını ve bu süreçlerin ilerletilmesi gerektiği mesajını verdi.

> Nihayetinde, görüşme notlarının düzenlenmesi ve konuyla ilgili ilerleyen zamanlarda detaylı rapor hazırlanacağına vurgu yaptı.

Gülistan KILIÇ KOÇYİĞİT;

> Sağlık durumu hakkında bilgiler paylaştıktan sonra, Kürtlerin entegrasyonu ile ilgili görüşlerini kamuoyuyla paylaşma arzusunu dile getirdi.

> 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü vesilesiyle mesajlar iletti.

Tutanak toplamda 16 sayfadır.

(VC)

“`