Güvenlik Politikaları Uzmanı Bayır’dan çarpıcı uyarı: ‘S-400 satışı egemenlik ihlali olur’

Img

NATO Zirvesi sonrası ‘F-35 alımı için S-400’lerin elden çıkarılması’ ihtimali yüksek sesle dillendirilmeye başladı.

Konuya ilişkin Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından yapılan açıklamada “S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır” denildi.

S-400’e ilişkin gelişmeleri Cumhuriyet’e değerlendiren Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Güvenlik Politikaları Uzmanı Dr. Fikret Bayır, “S400 sistemi Türkiye’nin yüksek irtifa hava savunması için stratejik önemdedir ve elden çıkarmak yerine aktif olarak kullanılmalıdır” dedi.

‘İKİ SEÇENEK DE ENGELLENDİ’

Türkiye’nin önce ABD’den Patriot sistemi, sonrasında Çin’den çok uygun koşullarda ve teknoloji transferini de içeren bir füze sistemi almak istediğini ama ikisinin de engellendiğini anımsatan Bayır “Türkiye’nin adeta ‘tepesi açık kalsın’ isteniyordu. 2019’da Rusya’dan oldukça güçlü bir sistem olan S400 sistemi alındı” dedi.

Yunanistan’ın kullandığı S-300 füze sistemine itiraz edilmezken Türkiye’nin aldığı S400’e ABD ve NATO kanadından oluşan tepkiyi ‘Tutarsızlık’ olarak değerlendiren Bayır, “Oysa S-400 sistemi Türkiye için ‘Yüksek İrtifa’ hava savunmasının sağlanması konusunda hayati değerdedir. Çünkü Hava savunma sistemi düşman ‘uçaklarının’ önlenmesi, düşman ‘füzelerinin’ önlenmesini sağlamalıdır. S-400’ler ABD yapımı patriotlardan menzil olarak 4 kat güçlüdür ve uçak önlemede tam etkili, füze savunmasında kısmen etkili, hipersonik füzelerde düşük etkilidir. Bu bakımdan S-400 sistemi Türkiye’nin yüksek irtifa hava savunmasında önemli ve güçlü bir vasıtadır” uyarısında bulundu.

‘SİPER 1 ÇEYREK DÜZEYDE’

Gelinen aşamada, S-400’lerin satılmasının, Yüksek İrtifa hava savunmamızda geniş bir boşluk oluşturacağını vurgulayan Bayır, “Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD/İsrail’in İran’a saldırıları bölge güvenliği için yeni risk ve belirsizlik oluşturmaktadır. Milli imkanlarla üretilen Siper 1 füzelerimiz (genel olarak Patriot seviyesinde) henüz yeterli sayıda envantere girmemiştir ve menzil olarak S400’lerin çeyreği düzeyindedir” ifadelerini kullandı.

‘STRATEJİK HATA İLE KALMAZ’

Yunanistan’ın Ege’de işgal ettiği ada/adacıklara ilave olarak, Ege Denizi ve Kıbrıs’ta aşırı silahlanması ve son olarak İsrail ile havadan yakıt ikmali eğitimleri yapması ve Yunan jetlerin Türkiye’nin derinliklerine kadar saldırı yeteneğini geliştirmesinin de gözden kaçmaması gerektiğini belirten Bayır, sözlerine şöyle devam etti:

“Tüm bunlar birlikte ele alındığında, dış baskılar nedeniyle, S-400’lerin satılması sadece stratejik bir hata olmakla kalmaz, bir egemenlik ihlali oluşturur. S-400 sistemi milli olarak ve aktif hale getirilmeli ve buna paralel olarak Siper 1 ve Siper 2 sistemleri ile yüksek irtifa hava savunmasında boşluk bırakılmamalıdır. İlave olarak Hipersonik füzeleri önleyebilecek milli sistemler için çalışma yapılmalıdır.”

S-400 SÜRECİ NASIL BAŞLADI?

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi tedarik süreci, 2013 yılında Çin firmasıyla iptal edilen ihale ve NATO müttefiklerinin Patriot sistemlerini kalıcı olarak vermemesi üzerine başladı.

2016’da resmi müzakerelere dönüşen süreç, Eylül 2017’de imzalanan yaklaşık 2.5 milyar dolarlık anlaşmayla somutlaştı ve Temmuz 2019’da ilk teslimatlar yapıldı.

yok

Author: Fatma Aydın