Hürmüz Boğazı’ndaki Savaşın 100 Günlük Etkileri Açıklandı

Hürmüz Boğazı'ndaki Savaşın 100 Günlük Etkileri Açıklandı

7 Haziran 2026 tarihinde, ABD ve İsrail’in İran’a karşı 28 Şubat’ta başlattığı savaşın üzerinden tam 100 gün geçti. Bu süreçte, dünya enerji ve gübre ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ciddi bir düşüş yaşadı. Savaş öncesinde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini yöneten boğazda, gemi geçişleri yüzde 90 oranında azaldı.

100 GÜNLÜK TRAFİK ANALİZİ: Savaşın başlangıcıyla Hürmüz Boğazı’ndaki deniz hareketliliği büyük bir hızla durdu. Kpler ve uluslararası denizcilik verilerinden elde edilen bilgilere göre, savaş öncesinde (Şubat başı) günlük ortalama 129 ila 138 arasında gemi geçiş yaparken, bu sayı 7 Haziran itibarıyla günlük ortalama 10 gemiye kadar düştü. Son 100 gün içinde boğazı yalnızca 988 ticari gemi kullanabildi. Normal şartlarda bu sayıya bir haftada ulaşılabiliyordu. Savaşın en yoğun olduğu gün ise 18 Nisan’da 27 gemi geçiş yaptı. Ancak deniz trafiğinin en düşük seviyeye ulaştığı 7 Mayıs’ta yalnızca tek bir gemi boğazdan geçebildi.

GEÇİŞ STRATEJİLERİ VE GİZLİ GEMİ FİLOSU: Krizin derinleşmesi, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin geçiş yöntemlerini de değiştirdi. Batı ile ticaretin durma noktasına gelmesi nedeniyle gemiler, büyük ölçüde Asya ve Afrika ülkeleriyle ticaret yapmaya yöneldi. Gemiler, güvenli geçiş sağlamak adına yeni stratejiler benimsedi. Birçok gemi, Otomatik Tanımlama Sistemi’ni (AIS) kapatarak radarda görünmez olmayı tercih etti. Ayrıca İran’ın kendi kara sularında oluşturduğu yeni “İran rotası” da sıklıkla kullanılmaya başlandı. Boğazı kullanan gemilerin çoğu, geçiş için doğrudan İran’a ödeme yapmayı veya diplomatik yollarla çözüm aramayı tercih ediyor. Bu süreçte, yaptırımlara tabi gemiler ve “gölge filolar” geçiş yapanların büyük çoğunluğunu oluşturuyor.

YÜK TİPİ ÜZERİNDEN 100 GÜNLÜK DEĞERLENDİRME: Saldırılar ve altyapı hasarları, taşınan yük türlerini de etkiliyor. 100 gün içinde boğazdan geçen 988 geminin yük dağılımı şu şekilde oldu: Petrol ve petrol ürünleri toplam 456 gemiyle geçişlerin neredeyse yarısını oluşturdu. Bu gemiler, ağırlıklı olarak İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak ve Kuveyt’ten hareket ederek rotalarını Asya ülkeleri olan Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’ye çevirdi. Kuru yük gemileri ise 281 gemi ile toplam trafiğin yüzde 28’ini oluşturdu ve Türkiye, Brezilya, Kanada ile Ukrayna gibi birçok farklı noktaya kargo taşıdı. LPG taşımacılığı yapan 149 gemi, trafiğin yüzde 15’ini oluşturarak Şili’ye kadar uzanan bir güzergah izledi. Enerji sektörüne en büyük darbe ise LNG’de meydana geldi. Katar’daki tesislerin hasar görmesiyle LNG sevkiyatı neredeyse durma noktasına geldi; 28 Şubat’tan sonra ilk geçiş ancak 2 Nisan’da gerçekleştirildi ve 100 gün boyunca sadece 18 LNG gemisi (toplamın yüzde 2’si) boğazdan geçebildi. Ayrıca, krizin başlangıcında Körfez’de mahsur kalan yaklaşık 10 yolcu gemisinin de bu süreçte boğazı terk ettiği bildirildi.

Author: Fatma Aydın